Bursa Özel Lale Bahçesi İlköğretim Okulu Anaokulu

Eğitimde Çoklu Zeka

Eğitim Sistemi / Eğitimde Çoklu Zeka

Zengin , entegre,bütünsel bir Eğitim Programı;

Okulumuzda çocuk merkezli , etkin öğrenmeye dayalı,farklı yaklaşımların kaynaştırılarak uygulanmasıyla zenginleştirilmiş , verimli bir eğitim programı uygulanmaktadır.

GARDNER’IN ÇOKLU ZEKA KURAMI

  • Bir öğrenme psikoloğu olan Howard Gardner zeka kavramına farklı bir boyut getirdi ve insanlardaki zekanın tek bir boyutta değil,çok farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerçeğini ortaya attı.
  • Gardner zekayı,”bir kişinin bir veya birden fazla kültürde değer bulan bir ürün ortaya koyabilme,günlük yaşantısında karşılaştığı sorunları etkin ve verimli şekilde çözebilme yeteneği” olarak tanımlamaktadır(1995).
  • Prof. Gardner, yıllar boyu hakimiyetini sürdüren, insanların tek bir zekaya sahip oldukları IQ denilen zeka anlayışını kırdı. Ona göre insanların sahip oldukları çoklu zekaların her biri yaşamak, öğrenmek ve insan olmak için kullanılan etkili birer araçtır. Gardner, çoklu zeka kuramına ilişkin ve bilimsel kanıtları sunarken, büyük ölçüde beyin araştırmalarına ve nöro-psikolojiye dayanmıştır. Bundan dolayı kuram tartışmasız büyük bir kabul görmüştür.

ÇOKLU ZEKA KURAMI

Çoklu Zeka anlayışı her bireyin kendisini optimum bir biçimde geliştirmesine olanak tanıyan bir yaklaşım biçimidir ve her insanın tek bir zeka türüne değil sekiz ayrı zeka türüne sahip olduğu anlayışına dayanır. Bu zeka türleri ise şunlardır:

  1. Sözel - Dilsel
  2. Mantıksal - Matematiksel
  3. Görsel - Uzamsal
  4. Bedensel - Kinestetik
  5. Ritmik - Müziksel
  6. Kişiler Arası - Sosyal
  7. Kişisel - İçsel
  8. Doğacı – Varoluşçu

Zeka kavramına bu farklı bakış “ZEKİ İNSAN” tanımlamasını da kökünden değiştirdi. Bu yeni bakış açısı eğitimde de devrime yol açtı. Çünkü ‘çoklu zeka kuramı’ öğrencinin sadece sözel ve sayısal alanlardaki başarılarını dikkate alıp diğer yeteneklerini yok sayan anlayışın önemini yitirmesine sebep oldu. İstinasız her öğrencinin öğrenebileceği ancak öğrenme hızının ve biçiminin farklı olduğu anlayışı kabul gördü. Her çocukta doğal ve gizli yetenekler olduğu ve bunların ele alınıp geliştirilebileceği anlaşıldı. Öğrenciler her şeyden önce sekiz ayrı zekâ alanlarını maksimum düzeyde geliştirebilecekleri imkân ve aktivitelere sahiplerdir. Bunu keşfetmek ve doğru alana yönlendirmek ise bizim görevimizdir. Lale Bahçesi Anaokulu olarak hedefimiz, öğrencilerimizin sadece baskın zekâ alanlarını kullanmalarını sağlamak değil, çekinik zekâ alanlarını da aktif hale getirmektir.

Okulumuzda öğrencilerin bütün zeka alanlarında mümkün olduğunca eş zamanlı gelişimini esas alan bir program uyguluyoruz.

SÖZEL/DİLSEL ZEKA

Sözel-dilsel zeka,dili etkili bir biçimde kullanma,kelimelerle ve seslerle düşünme, dildeki kompleks anamları kavrayabilme,insanları ikna edebilme,dildeki farklı yapıları fark edebilme,yeni yapılar oluşturabilme,farklı dilsel kalıplarla ilgilenme becerisidir.

MANTIKSAL/MATEMATİKSEL ZEKA

Mantıksal-matematiksel zeka, sayılar ve ilişkilerle düşünmeyi içerir.Tahminde bulunma,eleştirel düşünmeme,zıtlıkları keşfetme, mantıksal gerekçeler üretme,sınıflama,sıralama, kategorize , mantıksal-matematiksel zekanın rutin işleri arasında yer alır.

GÖRSEL/UZAMSAL ZEKA

Görsel-Uzamsal zeka, resimlerle, şekillerle düşünebilme, görsel dünyayı algılayabilme,şekil, renk ve dokuları zihnin gözleriyle görebilme ve bunları sanatsal formlara dönüştürebilme yeteneğidir.

BEDENSEL/KİNESTETİK ZEKA

Bedensel-kinestetik zeka, aklın ve vücudun mükemmel bir fiziksel performansla birleştirilerek belli bir amaca yönelik faaliyetlerin sergilenebilmesi yeteneğidir.

MÜZİKSEL/RİTMİK ZEKA

Müziksel-ritmikzeka,sesler,notalar,ritimlerle düşünme,farklı sesleri tanıma ve yeni sesler,ritimler üretme,ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlı olabilme becerisidir.

KİŞİLERARASI / SOSYAL ZEKA

Kişilerarası-sosyal zeka, insanlarla birlikte çalışabilme, sözel ve bedensel zeka dilini etkili bir biçimde kullanarak çok farklı karakterlere sahip insanlarla kolaylıkla iletişim kurabilme,insanları yönetebilme onlarla uyumlu çalışabilme ve insanları ikna edebilme becerisidir.

KİŞİSEL / İÇSEL ZEKA

Kişisel-içsel zeka, kendimiz hakkındaki duygu ve düşünceleri şekillendirebilme, yaşamı sürdürebilme ve yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle, hayat felsefemizi oluşturabilme, yaşamımızı bu doğrultuda planlama kişisel istek ve hayaller oluşturabilme becerisidir.

DOĞA ZEKASI

Doğa zekası,doğadaki tüm canlıları tanıma,araştırma ve canlıların yaratılışları üzerinde düşünme becerisidir.

HIGH / SCOPE MODELİ

Okulöncesi ve ilköğretime yönelik, bilimsel araştırmalara dayalı bir eğitim sistemidir. High/Scope’un temel ilkesi “Etkin Öğrenme”dir. Etkin Öğrenmede çocuk; insanlar, nesneler, olaylar ve fikirlerle doğrudan ilişki kurar. Etkin Öğrenmeyi desteklemek için High/Scope okullarında çevre düzeni ve malzemeler önem kazanır. High/Scope sınıfları çocukların yaş ve ilgilerine göre değişik oyun ve ilgi alanlarına ayrılmıs (örn. fen, matematik, kitap, sanat ve evcilik köşeleri) ve tüm alanlar bol ve çeşitli malzemelerle donatılmıştır.High/Scope sisteminde tutarlı bir günlük program uygulanır ve çocukların programı takip edebilmesi sağlanır. Günlük program, özellikle anaokulunda küçük ve büyük grup zamanları ve çocuk tarafından başlatılanla öğretmenin başlattığı aktiviteler açısından dengeli olmalıdır.

Günlük programın en önemli aktivitesi “Planla- Yap- Hatırla” zamanıdır. Her çocuğun ne yapacağını planladığı, uyguladığı, ve sonradan da deneyimlerini arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaştığı bu süreç; öğretmenin gelişimi izlediği, değerlendirme ve planlama açısından çok önemli bir saattir.Çocuklar araştırma yaparken, sorun çözerken, çevreyle ilişkilerinde seçimler yapar, seçimlerine göre planlar kurarlar. Yetişkinler bu süreç içerisinde çocukların 10 temel alanda deneyimler yaşamalarını sağlarlar. 10 alanda toplanan “Anahtar Deneyimler” gelişimsel olarak önemli becerileri kapsar. Çocuklar ve öğretmenler tarafından başlatılan tüm aktiviteler bu beceriler etrafında odaklanır. Çocukların gelişiminin değerlendirmesi bu anahtar deneyimler doğrultusunda yapılır.

High/Scope ilköğretim eğitim yaklaşımı bütün öğrencilere anlamlı ve gerçekçi eğitim deneyimleri yaşatma düşüncesini öne çıkaran bir gelişimsel çerçevedir.Etkin öğrenme, öğrenme ortamı, günlük program, içerik, yetişkin-çocuk ilişkisi ve değerlendirme High/Scope ilköğretim eğitim yaklaşımının birbiriyle ilişkili altı öğesidir. Gelişimsel eğitim yaklaşımlarının temel öğesi olan etkin öğrenme,bu altı öğrenin ortasında yeralmaktadır ve bütün diğer öğelerin temelidir.

PROJE TABANLI ÖĞRENME YAKLAŞIMI

Bilgi çağının yaşandığı günümüzde eğitim sistemindeki temel amaç, öğrencilere mevcut bilgileri aktarmaktan çok bilgiye ulaşma becerilerini kazandırmak olmalıdır. Bağımsız bilgi parçacıklarına sahip olan bireyler değil bunlar arasında ki ilişkileri görebilen, bilgiyi örgütleyip yeni bilgiler üretebilen ve ürettiği bilgiyi başkalarının hizmetine sunabilen bireyler istenmektedir.

Proje tabanlı öğrenme, bu amaçlardan hareketle, öğrenen yetiştirme sürecinde yenilikçi bir modeldir. Genel kavramlarda, düşüncelerde ve disiplinin ilkelerinde odaklanır. Öğrencilerin problem çözme araştırmalarını ve diğer anlamlı görevlerini içerir. Öğrencilerin, kendilerine özgü bir biçimde çalışmalarına ve kendi bilgilerini kurmalarına izin verir. Gerçekçi ürünlerle en son noktaya ulaşılmasını sağlar.

Proje tabanlı öğrenme, öğrencilerin sürekli ilgilenmesi ve işbirlikçi araştırma için kapsamlı bir yaklaşımdır. Tüm bir sınıf ya da küçük grup olarak sorumluluk almak için öğrencilerin karar verdikleri, temel projeler etrafında doğal merkezlerde yapılandırmacı bir yaklaşımdır. (DeFillippi 2001)

Proje çalışmalarının temel özelliği, çocuklar ya da öğretmenler tarafından önerilen bir konu hakkındaki sorulara yanıt bulmak için üzerinde yoğunlaşılan bir araştırma olmasıdır. (Katz, 1994:1, Dowel, 1996) Proje önerileri öğretmen veya çocuk tarafından rastlantıyla ortaya çıkarılan bir olay ya da problem ile ilgili olabilir.

PROJE ÇALIŞMALARININ EVRELERİ

Proje çalışmaları üç aşamada gerçekleşmektedir

1- Evre: Planlama ve Başlama

“Planlama ve başlama” olarak adlandırılan projenin birinci aşamasında, çocuklar ve öğretmen, araştırılacak konunun seçilmesi ve sadeleştirilmesinde kendilerine belli bir süre vermektedirler. konu, öğretmen ya da çocuk tarafından önerilebilmektedir. konu seçiminden sonra öğretmenler, çocuklarla birlikte bir kavram haritası çıkarırlar. Projenin bu ilk aşaması süresince çocuklar aynı zamanda konu ile ilgili geçmiş yaşantılarını anımsarlar. (Katz, 1994)

2- Evre: Proje Uygulaması (Alan Çalışması

Proje çalışmalarının “alan çalışması” olarak adlandırılan ikinci aşamasında, üzerinde durulan konuya yeni bilgiler eklenmektedir. projenin bu aşaması genellikle alanların, nesnelerin ya da olayların incelenmesi için yapılan doğrudan araştırmalardan oluşmaktadır. Kimi zaman okul dışına yapılan gezilerle, kimi zaman konuk konuşmacılarla, kimi zaman nesnelerin, kitapların, fotoğrafların ya da ürünlerin toplanması ile gerçekleşen bu aşama, “projenin kalbi” olarak nitelendirilmektedir. Bu aşamada çocuklar araştırma yapmakta, gözlemlerden sonuçlar çıkarmakta, modeller inşa etmekte, yeni öğrendiklerini keşfetmekte, tahminlerde bulunmakta ve tartışmaktadırlar. (Katz ve Chard, 1988)

3- Evre: Projeyi Sonuçlandırma

Proje çalışmasının üçüncü evresinde temel nokta, projelerin tamamlanması ve öğrenilenlerin özetlenmesidir. Olayların bir araya getirilmesi ve özetlenmesi olan üçüncü aşama; buluntular, konuşmalar, dramatik sunular ve geziler biçiminde sonuçların hazırlanmasını ve rapor halinde sunulmasını içermektedir. (Katz, 1994)

PROJE TABANLI ÖĞRENME YÖNTEMİNİN FAYDALARI

    Proje çalışmaları öğrencilerin;

  • Daha kolay ve yaşam boyu öğrenmesini sağlar.
  • Seçilen araştırma alanının çeşitli konularıyla ilgili meraklarını giderir.
  • Öğrencilerin yaptıkları projelerle, ilgili konularda ilk elden bilgi edinmelerini sağlar.
  • Öğrencilere kendi başlarına bağımsız düşünme, çalışma ve başarma cesaretini kazandırır.
  • Öğrencilere eleştirel düşünme yeteneği kazandırır.
  • Öğrencilerin problem çözme tekniklerini, bilimsel yöntemin aşamalarını öğrenip geliştirmelerini sağlar.
  • Öğrencilerin kendilerine güvenini arttırır.
  • Yaratıcılığa özendirir.
  • Bilimsel çalışma alışkanlığı kazandırır.
  • Seçme, planlama, inceleme ve yürütme gücü kazandırır.
  • Motivasyonu arttırır ve yeni ilgi alanlarının doğmasına sebep olur.
  • Öğrenciler bazı konuların “ne” ve “niçin” ini daha iyi görebilirler.
  • Öğrenciye başarma duygusunu tattırır.
  • Öğrencilere kendi başlarına karar almayı öğretir.
  • Grupla çalışma ve işbirliğine dayalı öğrenme etkinliklere katılımı sağlar.
  • Zekanın farklı boyutlarının kullanımına izin verir.
  • Öğrenciye çeşitli beceriler kazandırır: yaşamsal beceriler, bilişsel süreç becerileri, özdenetim becerileri, tutumlar, eğilimler ve inançlar.

BEYNE YÖNELİK ÖĞRENME

    Son yıllarda artan beyin araştırmaları sağlıklı öğrenme koşullarına büyük ışık tutmuştur. Bu araştırmalardan çıkan sonuçlara göre:

  • Düşünceler, duygular, hayaller, kişinin yapısı ve fizyolojisi sürekli çevreyle etkileşim içinde işler. O yüzden öğrenme ortamı ve öğrencinin bulunduğu çevre önemlidir.
  • Beyin sosyaldir ve başkalarıyla etkileşir. Bu nedenle öğrenme sosyal ilişkilerden çok etkilenir.
  • Beyin doğuştan anlam aramaya yöneliktir. Bu arayış amaç ve değerler tarafından yönlendirilir.
  • Anlam arama sürecinde beyin, tanıdık uyaranları kaydederken sürekli yeni uyaranları arar ve yenileri işleme koyar. Ancak beyin bağlantısız kalmış, bir yere oturtamadığı bilgilere direnç gösterir. Bilgilerin kalıcı olması için, anlamlı olması, beynin bağlantılarını kurabilmesi gerekir.
  • Neyi öğrendiğimiz; duygular, düşünce kalıpları, kişisel tutumlar, özgüven ve sosyal etkileşim gereksinimlerimiz tarafından etkilenir ve düzenlenir. Duygular ve düşünceler birbirlerini şekillendirir ve bu yüzden de ayrılmazdır.
  • Öğrenme gelişimseldir; beyin büyük ölçüde deneyimlerle gelişir.
  • Öğrenme, tehditten uzak, uygun dozda zorlanmalarla gerçekleşir. Tehditkar, tehlikeli gördüğü ortamlarda beyin esnekliğini yitirir ve gelişimsel olarak geriler. Güvenli ve uygun riskler almayı destekleyen ortamlarda öğrenme en iyi şekilde sağlanır.
  • Her beyin farklıdır. Çoklu Zeka ve insanlar arasındaki farklılıklar öğrenme tarzlarına yansır.

    Bu yüzden, “Beyin-Uyumlu Sınıflar”da:

  • Etkin, anlamlı öğrenme deneyimleri,
  • Uyarıcı ve bol çeşitli deneyimler,
  • Doğru ve zamanında geri-iletim,
  • Güvenli, tehditten uzak bir ortam sunulur.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE MONTESSORİ YAKLAŞIMI

Montessori yaklaşımında, çocuklara araştırma, deneme, hata yapma ve hatalarını kendi kendilerine düzeltmeleri için onlara fırsat sağlanır. Duyu organları ile materyallerin, şekillerin ve renklerin bilinmeyen özelliklerini keşfetmesi için çocuklara özgür bir ortam sağlanır. Bu özgür ortam içerisinde çocuklar yalnız başlarına, akranları ve yetişkinlerle birlikte yaşadığı deneyimler sayesinde anlama, öğrenme ve bilmenin zevkini tadar. Bu yaşantılar yolu ile yetişkinlerde çocuklarla birlikte keşfetmenin zevkini yaşarlar. Çocuklar bilgi edinmede oyun, gözlem ve duygularını kullanırlar, bilgilerini organize etmek için ipuçlarından yararlanır, varolan açıklamalardan hareket ederler ve çevreleriyle etkileşimde bulunurlar, böylece deneyim kazanırlar.

Montessori yöntemi, çocukları kendini eğitme, etkinliklere kendiliğinden katılması için güdülemeye, tekrarlamalı somut deneyimler vasıtasıyla yeteneklerini geliştirmeye cesaretlendirir. Çocukları, akranlarına öğretme ve sosyal etkileşim ile işbirliği yaparak öğrenmeye teşvik eder.

Montessori eğitiminde diğer bir önemli noktada her çocuğa barışçı, sakin ve kendi düzenlemelerini yapmayı başaran kişiler olabilmeleri için fırsat vermeyi vurgulamaktadır. Montessori’nin amacı her çocuğa kendi kendine yetebilmeyi öğretmek, böylelikle gelecek için barışsever ve sakin bir nesil elde etmektir.

PROGRAM

Program ve etkinlikler çocuklar için bireyselleştirilebilir. Bireyselleştirme, kendi girişimlerini artırmak için çocukların materyallerle etkileşimi sonucu oluşur.

Hazır çevre, materyaller ve etkinliklerde pratik yaşam veya motor eğitimi; duyu eğitimi için duyu materyalleri; yazma, okuma veya matematik eğitimi için akademik materyaller çocuğun eğitimine katılımının üç temel alanıdır.

PRATİK YAŞAM VE MOTOR EĞİTİMİ

Hazırlanmış bir çevre normal bir çevrede bir yerden bir yere yürümek gibi günlük motor aktivitelerini belirtmektedir. Herhangi bir nesnenin, sandalye ya da masa gibi bir yerden bir yere taşınması, bir ziyaretçinin selamlanması, kendine bakma için gereken yeteneklerin öğrenilmesi gibi pratik aktiviteler bunun içinde yer almaktadır.

DUYU EĞİTİMİ

Duyu materyalleri; çocukların gözlem gücünü ve okumayı öğrenmesine hazır olması için görsel ayırım yeteneğini, sınıflama, organize etme ve ayırt etme yeteneğine bağlı yöntemleri düşünme yeteneğini arttırmaktadır.

Bütün duyu materyallerinin amacı, çocukları okuma ve yazmada önemli, süreçlerin oluşmasına hazırlamaktır. Bütün etkinlikler okuma yazma sürecine hazırlayıcı basamaktır.

Montessori sınıflarında pembe kule, kahverengi basamak, kırmızı çubuklar, silindir bloklar, tepesiz silindir, koku kutuları, barometrik tabletler, renk tabletleri, ses kutuları, renkli ziller, kumaş parçaları, ısı ve termik şişeler duyu materyalleri kullanılmaktadır.

AKADEMİK EĞİTİM

Montessori metodunun üçüncü alanını okuma, yazma ve aritmetiği içeren akademik eğitim oluşturmaktadır.

Aritmetik:

Montessori aritmetik eğitimine büyük önem vermiştir. Matematik eğitimi için çeşitli materyaller geliştirmiştir. Bunlar: sayı çubukları, zımpara kağıdından yapılmış sayılar, sarı renkteki boncuklar / altın boncuklardır.

Nasıl Öğreniyorum?

Çoklu zekâ teorisine göre, her öğretmenin sınıftaki her öğrencinin bireysel farklılığını çok ciddi olarak ele alması gerekmektedir. Çoklu zekâ teorisinin öğretim alanına sağladığı en büyük katkı, öğretmenlerin sahip oldukları öğretim yöntemleri repertuarlarının sözel-dil ve mantıksal-matematiksel zekâ alanlarının dışına çıkarak daha da genişletmeleri gerektiğini vurgulamasıdır. Bu yönüyle çoklu zekâ teorisi, çok kapsamlı bir öğretim modeli ortaya koyarak, öğretmenlerin sınıftaki

Çamlıca Mah. Zafer Sok. No: 3 Nilüfer / BURSA Tel : 0 (224) 453 53 16   F aks: 0 (224) 453 53 17   E-Mail: info@bursalalebahcesi.com Copyright © 2008 - 2010 Özel Lale Bahçesi Eğitim Kurumları. All rights reserved.